728 x 90

Unutma! Farkında Olduğun Kadar Güçlüsün – 19 Muhasebe Yap, Yolunu Aydınlat!

Unutma! Farkında Olduğun Kadar Güçlüsün – 19 Muhasebe Yap, Yolunu Aydınlat!

Unutma! Farkında Olduğun Kadar Güçlüsün – 19 Muhasebe Yap, Yolunu Aydınlat!

Muhasebe denince aklımıza hemen işletmelerin gelir ve giderlerini kayıt altına alma işlemleri ve bu işlemleri meslek edinmiş muhasebeciler gelir. Bir işletme açısından muhasebe, sadece yasal sorumluluk nedeniyle değil, işletmenin mali sürecini takip, kontrol, yönetme ve planlama açısından yaşamsal nitelikte bir uğraştır. Tek kişilik, düşük cirolu bir esnaf işletmesi için olduğu kadar, binlerce kişiyi istihdam eden devasa cirolu bir holding için de aynı derecede önem arz eder. İşte bu önem, işletme sahiplerini/yöneticilerini muhasebe süreçlerini anbean ve de titizlikle takip etmeye mecbur kılar.

Muhasebesini sistemli hale getiren işletmeler sağlıklı/doğru durum tespiti yapabilirler. Muhasebe verileri, işletmelerin kâr mı, zarar mı ettiğinin tespitinden öte; veriler, kâr elde edildiğini gösteriyorsa, atılan adımların doğruluğunu, zarar gösteriyorsa, bir yerlerde işlerin iyi gitmediğini, aksayan yönlerin olduğunu ve acilen tedbir/ler alınması gerektiğini gösterir. Ayrıca işletme sahipleri/yöneticileri bu verilerin ışığında ileriye yönelik kısa, orta ve uzun vadeli planlarını daha gerçekçi bir zeminde yapabilir, daha doğru kararlar alabilir ve de hedeflerine ulaşırken karşılaşabilecekleri muhtemel riskleri minimize edebilirler.

Genç arkadaşım! Şimdi bunların üniversite yaşamıyla ne alâkası var dediğini duyar gibiyim, ancak acele etme, izah edildiğinde anlayacağından şüphem yok. Biliyorsun, bir ekonomik faaliyetin kârla mı, zararla mı sonuçlandığını belirlemek için belli bir dönemin esas alınması gerekir ki genellikle bu dönem bir yılı kapsar. Yıl boyunca gerek gelir, gerekse de gider boyutuyla yapılan tüm aktiviteler kayıt altına alınır ve yılın sonunda bu kayıtlar/hesaplar karşılaştırılır; netice olarak işletmenin bir yıllık faaliyetleri nesnel olarak değerlendirilir ve işletmenin mali tablosu ortaya çıkar. Bir üniversite öğrencisinin durumu da aslında bir işletmeden farklı değildir. Her ne kadar eğitim-öğretim faaliyeti bir ekonomik aktivite değilse bile gerçekleştirilen faaliyet sonuçlarının, ister yarı dönem, isterse de yılın sonunda değerlendirilmesi ihmal edilmemelidir. Burada karşılaştırılması icap eden, gelir ve gider verileri değil, sorumluluğu üstlenilen dersler için harcanılan efor ve bu eforun hem sınav sonuçları (vize-final-bütünleme)  hem de elde edilen kazanımlar açısından ölçülmesidir.

Sınav sonuçlarının başarı olarak tanımlanan notun altında olması, teşbihte hata olmaz, öğrenci işletmesinin zarar ettiği anlamına gelir. Diğer bir deyişle bu olgu bir dönem boyunca başarısız olunan ders/dersler özelinde ortaya konulan performansın yetersiz olduğudur. Yapılması gereken, geriye dönüp, arzu edilmeyen bu sonucun muhasebesini yapmak, nelerin eksik bırakıldığını, nerelerde yanlış yapıldığını serinkanlılıkla tespit etmektir. Nasıl ki bu değerlendirmeyi yapmayan, umursamayan işletmeler orta ve uzun vadede ayakta kalamaz ve iflas bayrağını çekerlerse, bu değerlendirmeyi yapmayan bir öğrenci de en iyi ihtimalle okulunu uzatır, öngörülen sürede bitiremez; en kötüsü de okulunu bırakmak zorunda kalır ya da okuluyla ilişiği kesilir.

Sınav sonuçlarının başarı olarak tanımlanan orta, iyi ve pekiyi düzeylerindeki notlar olması öğrenci işletmesinin kâr ettiği şeklinde yorumlanabilir. Tabii ki notun orta, iyi ya da pekiyi oluşu kâr düzeyinin farklılığına, sergilenen performansın niteliğine, kazanımların çokluğuna karinedir. Orta düzeyde başarılı olanlar iyi ve pekiyi konumuna; iyi düzeyde başarılı olanlar, konumlarını pekiyi durumuna yükseltmek için daha neleri ve nasıl yapmaları gerektiği yönünde kafa yormaları ve sonraki dönem/ler/de ona göre vaziyet almaları gerekir. Başarısı pekiyi düzeyinde olanlar ise bu başarılarının devamlılığı konusuna odaklanmalı; performanslarını yükseltmenin, kazanımlarını daha fazla arttırmanın çabası içerisinde olmalıdırlar.

Bu açıklamalardan sonra muhasebeyle öğrencilik arasında nasıl bir bağlantı kurulduğu yeterince anlaşılır oldu diye düşünüyorum. Genç arkadaşım, unutma! Gittiğin yolun seni hedefine ulaştırıp-ulaştır/a/mayacağı attığın adımların doğruluğuna ve yerindeliğine bağlıdır. Attığın adımların doğruluğunu ve yerindeliğini belirleyebilmen için de muhasebe yapman bir tercih değil zorunluktur. Öyleyse her dönem ya da yılın sonunda muhasebeni yap ve seni hedefine götürecek adımları sağlam atarak yolunu aydınlat.

Recep TEMEL
ADMINISTRATOR
PROFILE